Ana Sayfa
2018-09-30 10:02:23 ( 242 izlenme )
Reklamlar

Bu Hadis-i Şerif’i Okudukça Çıldırıyorlar Allah’ın İzniyle O Günler Çok Yakın Paylaşmayan Kalmasın..

Bu Hadis-i Şerif’i Okudukça Çıldırıyorlar Allah’ın İzniyle O Günler Çok Yakın Paylaşmayan Kalmasın..
Cabir bin Semure (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edilmiştir. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;

“Müslümanlardan bir çetecik beyaz evi fethedeceklerdir.” (Müslim, İmare: 10, N: 1822)

Âhirzaman peygamberi Hz.
Muhammed (a.s.m) buyuruyor:

“Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları kırıp mahvedecekler. Öyle ki, Yahudilerden bir kimse bir ağaç veya bir taşın arkasına saklanacak olsa, o ağaç ve taş dile gelerek “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu,
arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür,” diyecek. Sadece Ğarkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır. (Müslim,
Fiten, 82). Bu hadisten anlaşılıyor ki, Müslümanların galip olmalarının şartı: samimi Müslüman ve içten/ gönülden Allah’ın kulu olmalardır. Rabbimiz bizi kendine samimi kul, peygamberine layık ümmet eylesin.
Âmin.

Kuran-ı Kerim’de şunlar geçiyor:

“Onlar (Yahudiler) ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse, Allah onu söndürmüştür.” (Maide Süresi, 64)

Her yere gargat ağacı dikerlermiş bunlar . Çünkü sadece o ağacın arkasına saklanabilirlermiş







******************************************

Her şeye vakti olup, namaza vakti olmayanlar
************************************************
İslam'ın beş şartından biri namaz kılmaktır. Fakat bazı müslümanlar türlü nedenler göstererek namazı ihmal etmektedirler.

Önemini bilmemek:

Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşim var, sonra kıların”, “Neyse, sonra kaza ederim” gibi cümleler kullanırlar.

Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur.

Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyuruyor. (Zâriyât Sûresi: 56)

Daha ötesi var mı?

Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz (a.s.m.), en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar. Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?

Bizim ve her şeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren, ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan Allah, çok açık ve net bir şekilde, bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor, ısrarla namazı emrediyor. Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz, kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?

Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım. Namazı vaktinde, hiç kaçırmadan, ezan okunur okunmaz, dosdoğru ve hakkını vererek kılalım. Eğer hemen uyanmazsak, bilelim ki, Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır.

“Zamanım yok” iddiası

Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?

Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı.

Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi.

Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu.

Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi. “Tembellik ve ihmalkârlık.”

Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip bükmeden söylemişti. Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz.

Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren Allah değil mi? Allah bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf değil mi?

Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde yirmi dört saatten birini namaza vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, yirmi dört saatimizi ibâdetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor.

Acaba kudretli bir zat size yirmi dört altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse attıracağım.” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?

“Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak

Kimi Müslümanlar, namaz kılmamalarına bahane olarak, “Çalışıyoruz ya, çalışmak da bir ibadettir. Çocuğumuzun çoluğumuzun rızkını kazanıyoruz.” diyorlar.

Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?

Her şeyden önce “ibadet” kelimesi, dinî bir kavram. Bir söz veya fiile “ibadet”diyebilmemiz için onun Allah ve Resulü (a.s.m.) tarafından emredilmesi gerekir.

Kur’an’ın neresinde, “Namaza gerek yok, çalışmanız da ibadettir.” diyor? Hangi hadis kitabında, “Çalışırken namaz kılmayın, o da bir ibadettir.” diyor?

Namazı emreden Rabbimiz, bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet, çalışmak ibadettir. Sadece çalışmak değil, yaptığımız her mübah iş, ibadet olabilir. Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız. Sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız.

Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir. Rızkımızı O veriyor. Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor. Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz.” diyecek, bu niyetle çalışacaksın. İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir.

Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz.

Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz. Söz gelişi, “Namaz kılamam, oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir. Çünkü, namazı da, orucu da emreden aynı zattır. Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir. Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır.


(Sorularla İslamiyet)

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Otobandaki evsiz adam genç kadına ‘arabana bin ve kapıları kilitle’dedi Mit’te çalışmayı düşünenler için fırsat kapısı burada. Nasıl mı? 150 milyon TL'lik skandal! Biri buna dur desin Süleyman Demirel’in Tarihe Damga Vurmuş En Pişkin 12 Sözü